€diRne MoDiFiy€ TaKımı...

EDR Team,Tuning,Modifiye,Chip tuning,Tuning car,Arabalar,Tuning,Modifiye Otolar,Türk Modifiye
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kablo Deliliği

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
holocaust116
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 08/07/07

MesajKonu: Kablo Deliliği   08.07.07 0:21

bazı kablo üreticileri, yüzey efekti (skin effect) nden korunmak için mümkün olan en ince iletkenleri kullanırlar, bazıları ise doğru akım rezistansını en düşükte tutmak için olabildiğince kalın ve çoklu iletken kullanırlar. Bazıları çok açık ses vermesi nedeni ile gümüşü tercih eder, bazısı gümüş açıklığını sahte bulur ve mümkün olduğunca gövde alabilmek için bakır kullanır. Bazısı altın, platin, karbon vs kullanır, bazısı bunların hepsini aynı anda kullanır, bazısı ise eritip alaşım haline getirir. Bazı üreticiler dış ekranlamaya (shielding) çok önem verir, bazısı tamamen karşısındadır. Bazısı iletkenleri örgü yaparak gönderir, diğeri birbirine sararak gönderir, bazısı döndürerek, öbürü en kısa yoldan düz olarak kullanır. Bazısı ribbon (şerit) iletken kullanır, bazısı litz denilen birbirinden yalıtılmış ayrı iletkenler kullanırlar. Bazılarının üzerinde kocaman kutular vardır. Hemen hepsi de kablolarının (en azından fiyatıyla mukayese edildiğinde) dünyanın en iyisi olduğunu iddia ederler.




Bu durum, bağlantı kablolarında henüz mühendislik olarak üzerinde mutabık kalınan bir çözüm olmadığının en büyük göstergesidir.
bullet

Kablolar, özellikle ara bağlantı kabloları, Hi-End endüstrisinin en çok dejenere edilmiş ve yanıltıcı bölümüdür. Hi-End sektöründe Fiyat/Kar oranının en yüksek olduğu bölüm ara bağlantı kablolarıdır. Üzerinde yığınla malzeme, işçilik, mühendislik, hatta kablo bulunan bir cihaz 5.000 $a satın alınır, ardından 2000 $ lık bir güç kablosu ve 4000 $ lık bir ara kablo ile kullanılır. Genelde birbirini taklit eden, çoğunlukla malzemelerini aynı üretici firmalardan alan ya da el ile yapan ancak görüntüleri ve renkleri birbirinden farklı, kar marjlarının dayanılmaz cazibesine kendilerini kaptırmış 138 adet hi-end kablo üreticisi belirledim. (Aşağıda listesi verilmiştir). Her marka üretici istisnasız bu pazara girmekte, çok hoş görünüşlü kablolar yaptırıp dünyanın en iyisi olduğunu iddia etmekte, bunu bir nevi ispat etmek için de üzerlerine inanılmaz fiyatlar koymaktadırlar. Ne yazık ki insan doğasında bulunan pahalı, genellikle iyidir ön yargısı ile ilk satışlar yapmakta, bu satışlar, diğer satın alanlar akılsız mı ! mantığı ile yeni satışları da yanında getirmektedirler. Burada yargılanması gereken nokta bu tür kabloların esasında kötü kablolar olması değil, diğerinden % 1 daha iyi çaldığı halde fiyatının 50 misli pahalı olmasıdır. İki sene sonra ondan da iyi olduğu iddia edilen bir kablo çıkıp diğerinin 3 katı fiyat istenmektedir. Bu trend ne yazı ki son 5, 10 yıldır bu şekilde geometrik olarak gitmektedir.



Geçen yıl Stereophile dergisinde Transparent Cable in sahibi Caren Sumner ile yapılan bir röportajda aynen şu cümleler yer alıyordu;

� Bugüne kadar üretilen kablolarda talep mümkün olduğunca kalın olan ve üzerinde kocaman kutular bulunan kablolardan yana idi. Bir kablo ne kadar kalın görüntülü ise ve üzerindeki kutular ne kadar büyük ise psikolojik olarak o denli kayıpsız çaldığı imajını veriyor ve o denli talep görüyordu. Ancak günümüzde özellikle bayanlar, eşlerinin gittikçe büyüyen bu malzemelerine direnç göstermeye ve evin dekorasyonunu bozan bu tür malzemelere karşı çıkmaya başladılar. Bu nedenle yeni jenerasyon kablolarımız daha ince ve daha küçük kutulu olacak�



Almış olduğum M..T kablonun üzerindeki koca kutunun içinde ne var diye merak edip kırdığımda kutunun 1/20 sine sığabilecek büyüklükte küçük ve basit bir bobin olduğunu hayretle fark etmiştim. Aynı markanın power kablosunun üzerindeki koca kutuyu kırıp içine baktığımda ise Selanik Pasajında tanesi 1 milyon TL ye satılan iki adet ferit halka olduğunu hayretler içinde fark etmiştim. S..... R.........in active Shielding kutusu içinde X module adlı bir süzme aleti var, Amerika satış fiyatı 300 $. Alet, altı adet kabloya (3 çift) 20 Volt doğru akım elektriği verip bu ünite vasıtası ile süzülmesini sağlıyor. Bu aleti kırıp içine baktığınızda her bir kablo için 1 direnç+1 kapasitör olduğunu görebiliyorsunuz, yani toplam 6 direnç + 6 kapasitör. Başka hiç, ama hiç bir şey yok. Toplam malzeme maliyeti 5 $. Evde ½ saatte yapabilirsiniz. �Firma özel bir teknoloji geliştirmiş, elbette fiyatını isteyecek� diyenleriniz haklı olarak olacaktır, buna karşılık bu teknolojinin zaten yıllardır profesyonel sektörde kullanılan DC Polarised Shielding denilen bir teknoloji olduğunu, Pierre Lourne nin kitaplarında tüm şemalarının ve tariflerinin de verildiğini de belirtelim. Başarılı olan pazarlamasını iyi yapan olmuştur.



15 $ a satılan ve CD nin yanını yeşile boyamak için kullanılan marker kalemlerin aynısının kırtasiyelerde 1 $ a satıldığını, 30 $ a satılan ve progold denilen iletken yağlayıcının, makine sektöründe kontaktör yağlayıcı olarak kullanılan ve 1/20 fiyatına satın alınabilen bir malzeme olduğunu da bu görüşü desteklemek için belirtelim.



Bana göre bir kablo satın alınacağında önce yalnız başına uzun uzun dinlenmesi gerekir. Birkaç kişi ile beraber yapılan dinlemelerde psikoloji faktörü devreye gireceğinden pahalı olanın daha iyi olarak seçilmesi muhtemeldir. Eğer farklar çok zor ayırt ediliyorsa iyi düşünmek gerekir. Daha sonra emin olmak için dinletme yapmak, ancak kıyaslanan kabloların hangisinin ne olduğunu hiçbir şekilde göstermeden birkaç dinleyici çağırıp hangi sesin daha iyi olduğunu sorarak yorumları öğrenmek herkesi olabildiğince tarafsız bir yorum yapmaya itecektir. Eğer yorumlar bir kablonun kesinlikle çok daha iyi çaldığı yönünde değilse diğer kabloya dünyanın parasını verip almanın hiçbir mantığı olmayacaktır.



Bir dostum bir akşam dünyada referans olarak nitelenen, yaklaşık fiyatı 1500 $ olan bir dijital kablo getirmişti. Üç kişiydik, benim dijital kablomda referans kabul edilen ama çok daha mütevazı ve fiyatı 170 $ olan bir kablo idi. Bağladık, kablonun sahibi ve diğer dostum derhal evet bu çok daha iyi şeklinde görüşe vardılar. Nedense bana öyle gelmemişti, orta sesler biraz yumuşayıp sakinleşmiş ama bas sesler genişleyip bulanıklaşmıştı, yani değiş tokuş var ama ek getiri yoktu. Bunun üzerine psikoloji faktörünün devreye girdiğini fark edip sisteme giderek duruma müdahale ettim, amacım diğer kablonun daha kötü çaldığını ispat etmek değil neden aynı şeyleri duymadığımızın sorusuna cevap aramaktı. Ben de aynı şeyleri duysaydım problem yoktu, yeni bir kablo sahibi olmuştum.



Her iki kablo da aynı anda bağlıydı, DAC ın üzerinden bir düğme ile diğeri devreye giriyordu. DAC ın ön yüzünü kapayacak şekilde oturup on dakika boyunca sürekli bir o bir diğerini seçerek dinlemelerini ama hiçbir yorumda bulunmamalarını rica ettim. Kafaları iyice karıştırdım, sonra tekrar ciddi dinlemeye geçerek hangi kablonun daha iyi olduğunu seçmelerini rica ettim. Seçtiler, sonra diğer kabloyu seçip emin misiniz diye sorarak tekrar tercih yaptırdım, tekrar seçtiler, tekrar emin misiniz diyerek tercih yaptırdım, tekrar eminiz dediler ve DAC ın önünden çekildiğimde 170 $ lık kabloyu seçmiş olduklarını gördüler. Konu üzerinde hiç tartışılmadı, kapanmıştı. Burada kıssadan hisse çıkartılacak bir değil birkaç konu var;

· Neden ilk önce 10 misli pahalı olan kabloyu seçmişlerdi !
· Blind Test denen yani görmeden yapılan testte ise 170 $ olan kabloyu, 1500 $ olan kabloya tercih ettiler. Belki de yanılmışlardı belki de diğeri gerçekten daha iyiydi, ama neden arada 10 misli fiyat farkı olduğu halde diğeri tartışmasız ve çok belirgin bir şekilde olarak üstün gelememişti !
· Belki de benim sistemim bu kablonun özelliklerini yansıtabilecek kalitede değildi veya bu kabloya uyum sağlamadı. Peki öyle ise ben onlara inanıp bu kabloyu alsaydım ne olmuş olacaktı.



Son bir örnek daha vermek istiyorum. Yaklaşık beş yıl önce web te araştırma yaparken bir firma, pahalı kablolara bu kadar para vermenin akıllıca olmadığını, daha iyi çalan kabloları çok daha ucuz fiyatlara sattığını iddia ediyor ve 90 gün içinde sorgusuz değiştirme garantisi veriyordu. Tanıtım amacı ile kabloları orijinal satış fiyatının ¼ üne veriyorlardı. O dönemde bir dijital kabloya ihtiyacım vardı ve denemek istedim, kablolar gerçekten çok iyi çıktılar, daha sonra ara bağlantı kablolarını getirttim, daha sonra da hoparlör kablolarını.

Bu firma önce isim değiştirdi, sonra her yıl yeni bir model yaparak fiyatlarını önce 10 a katladı.100 $ a dünyanın en iyi gümüş kablolarını yaptığını iddia ederken sonradan çıkardığı gümüş kablolara ondan da iyi olduğunu iddia ederek 700 $ fiyat koydular. Söktüm ve içine baktım. Bu kablonun içinde kullanılan 0,10 mm %99,99 iletkenin metresini 2 $ a, dışında kullanılan teflon hortumu ise metresi 3$ a satın alabilirsiniz. Kalanı işçilik. Sonra altın kablolar yapıp gümüşten daha iyi çaldığını iddia ederek 1500 $ fiyattan satmaya başladılar. Şu aralar ise altın, platin, gümüş alaşımından yeni bir kablo yapıyorlar ve satış fiyatı 5.750 $ olacak. Evet 1 mt bir ara bağlantı kablosu. İçinde kullanılan iletkenin saç telinden daha ince olduğunu ve 1 gram bile gelmediğini de hatırlatalım. Bu kablonun maliyetinin 100 $ bile olduğuna inanmıyorum. Bu firmanın sahibi tek bir kişi, öyle fabrika, ekip, sabit masraflar filan yok. İnternette duyuruyorsunuz, Made in USA diyorsunuz bitiyor. Bu kablo 100 adet satılırsa sahibi 400.000 $ kazanacak, iki yıl sonra ise eminim 10.000 $ olan versiyonu çıkacak, nasıl olsa alan var. Kimsenin kazancında gözüm yok elbette, ancak bu işin ne derece dejenere edildiğini, insanların ne derece suiistimal edildiğini görüyor ve üzülüyorum.

Buradan da çıkartılacak kıssadan hisse konular var;
· Bu kablo üreticisi, pahalı kablolara bu kadar para vermenin gereksiz olduğunu iddia ederken beş yıl içinde onlardan biri haline gelmişti.
· Bu üretici, önceden gayet güzel kablolar yapıyordu, şimdi daha iyilerini yapıyor. Ancak önceden 100 $ a satıyordu, şimdi 50 misli pahalıya satıyor.
· Genelde bu tür üreticilerin müşterileri Uzak Doğu, Hong Kong, Singapur, New York gibi şehirlerde yaşayan, borsacı, finansçı, parasal problemleri ve uzun uzun deneme zamanları olmayan audiofil ler. Bu kişilerin başlattığı furya, geriden gelip ciddi fedakarlıklar yapan insanları yanılgıya uğratabiliyor.



Bu düşüncelerimi sınamak için kablo hakkında bildiğim tüm teorileri kullanarak kendi başıma bir ara kablosu geliştirdim. Amacım hem uğraşmak, hem de en azından surround sistemime bir kablo yapmış olmaktı. Sonuç öyle etkileyici oldu ki ana sistemimin bir parçası haline geldiler. Bu kablonun yukarıda 1500 $ olan altın kablodan ve deneme yaptığım birkaç referans kablo ile en azından aynı seviyede çaldığını iddia ediyorum. Daha iyi çalıyor diyemem çünkü bu şahsi bir zevk meselesidir, bu nedenle herkes farklı kablo seçip kullanır. http://www.nonamehifi.com/Redirect.php?CatID=7&ID=8


Bu kablonun tarifini ise DIY bölümünde paylaştım. Ben de sistemimde halen bu kabloları kullanıyorum. Bu kablolar yaklaşık 50 $+ fiş maliyetine mal oluyor. WBT nin veya Home Grown Audio nun en iyi fişleri 150 $, biraz daha mütevazi olsun derseniz 100 $ a Eichmann Silver Bullet Plug veya 50 $ a Neutrik Profi yi Türkiye'den veya internetten bulabilirsiniz. Ama Selanik Han�dan bulabildiğiniz en iyi fişi alıp alelade bir lehim ile lehimleyip sonra çalmıyor demeyin, çalmayacaktır. İnanmayanlar denesinler, en azından diğer referans kabloların hiç te altında kalmadığını görecekler. Peki bu kablo nasıl en az onlar kadar iyi çalabilirdi, ne mühendislik, ne ölçüm cihazı, ne de başka bir şey, mutfakta yaptık, oldu. Belki de sorunun cevabı diğer bir çok kablo üreticisinin de düşünüldüğü gibi ciddi mühendislik harikaları yaratmaları değil böyle deneme yöntemleri ile imal etmeleridir. Kim bilir !!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Kablo Deliliği
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
€diRne MoDiFiy€ TaKımı... :: EDR Team - Modifiyeli Araçlar Bölümü :: EDR Team - Ses Sistemleri-
Buraya geçin: